Kobanili mülteci bir ailenin Barika Kampı'ndaki yaşamı, prizde unutulan bir telefon bataryasının patlamasıyla bir anda karardı; ağır yanıklarla hastaneye kaldırılan anne ve üç çocuğu için kritik süreç devam ediyor.
Süleymaniye’de yürek burkan bir yaşam mücadelesi yaşanıyor. On iki yıl önce Kobani’deki savaştan kaçarak Barika Kampı'na sığınan sekiz kişilik ailenin evi, 11 Mayıs gecesi meydana gelen bir patlamayla saniyeler içinde alevlere teslim oldu. Şarjda unutulan bir telefonun bataryasının şiddetle patlaması, içeride bulunanların hayatını altüst etti.
Facianın ardından hastane koridorlarında çaresizce bekleyen ailenin en büyük kızı Yasmin, yaşadığı dehşeti şu sözlerle aktardı: Cihazlar şarj halindeyken aniden patladı ve kontrolsüz bir yangın başladı. Kardeşlerinden sadece birinin sağlık durumu stabil seyrederken, diğer aile üyeleri için durumun vahameti her geçen saat artıyor.
Kritik süreç ve umut bekleyişi
Olayda 38 yaşındaki anne Zeliha Han’ın vücudunun yarısından fazlası yanarken, yaşları 5 ile 16 arasında değişen üç kardeşin de benzer şekilde ağır yanıklarla tedavi altında olduğu bildirildi. Ailenin durumunu yakından takip eden yakınları, hastanede solunum cihazına bağlı olan ve yüksek nabızla hayata tutunmaya çalışan yaralılar için yetkililerden destek bekliyor.
Aile fertleri, şu an yurt dışında yaşayan babalarının yanına nakil yapılarak tedavilerin orada sürdürülmesini talep ediyor. Yıllardır kampta zor şartlar altında günlük işlerle geçimini sağlayan bu aile, şimdi hem evlerini kaybetmenin şokunu yaşıyor hem de hastane odalarında yeniden bir araya gelebilmenin umudunu taşıyor.