Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu katılım bankalarının tek çatı altında birleşeceğini ve Emlak Katılım için halka arz sürecinin başlatılacağını duyurdu.
İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin katılım finans sektörüne yönelik stratejik hamlelerini paylaştı. Sektördeki büyüme ivmesini daha ileri bir aşamaya taşımayı hedeflediklerini belirten Erdoğan, kamu bünyesindeki katılım bankaları için yeni bir yapılanmaya gidileceğini açıkladı.
Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım’ın tek bir çatı altında birleştirilmesi kararını duyuran Cumhurbaşkanı, bu hamlenin sektörde önemli bir sinerji oluşturacağını ifade etti. Öte yandan, Emlak Katılım’ın halka arz edilmesi için hazırlıkların başladığı belirtildi. Erdoğan, bu kararların finansal sistemin daha etkin bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını vurguladı.
Finansal piyasalarda yeni dönem
Konuşmasında küresel finans mimarisini de eleştiren Erdoğan, borç ve faiz odaklı sistemin krizlere karşı kalıcı çözümler üretmekten uzak kaldığını savundu. Mevcut küresel borçluluğun 350 trilyon dolar seviyesine ulaştığına dikkat çeken Erdoğan, adaleti ve ahlaki değerleri merkeze alan bir iktisadi modele geçilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin bu noktada katılım finans araçlarını stratejik bir öncelik olarak konumlandırdığını söyleyen Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'ndeki teşviklerin 2047 yılına kadar uzatıldığını hatırlattı.
Sektör verileri büyüme eğilimini doğruluyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın paylaştığı verilere göre, Türkiye’deki katılım bankacılığı aktif büyüklüğü 4,7 trilyon lirayı aşarak sektör içindeki payını yüzde 9,5 seviyesine çıkardı. Sukuk ihraçları, yatırım fonları ve tasarruf finansman şirketlerinde kaydedilen reel artışlar, piyasada katılım esaslı araçlara olan ilginin güçlendiğini ortaya koyuyor. Özellikle Borsa İstanbul'daki katılım endeksi şirketlerinin piyasa değerindeki artış ve sisteme dahil olan yatırımcı sayısındaki yükseliş, sektörün derinleştiğine dair önemli göstergeler olarak öne çıktı.
Hükümetin açıkladığı yeni kararların, finansal piyasalardaki rekabet gücünü artırması ve yerli katılım finans modellerinin küresel ölçekte daha etkin bir yapıya kavuşması bekleniyor.