İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen özel oturumda, katılım esaslı finansal ürünlerin piyasa performansı ve değişen yatırımcı beklentileri uzman isimler tarafından kapsamlı bir şekilde analiz edildi.
Anadolu Ajansı ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) ev sahipliğinde gerçekleşen Katılım Finans Zirvesi, sektörün geleceğine ışık tutan önemli panellere sahne olmaya devam ediyor. Zirvenin dikkat çeken oturumlarından biri olan "Katılım Esaslı Yatırım Ürünleri: Getiri Performansı, Yeni Modeller" başlığıyla, alanında uzman isimleri bir araya getirdi. AA Ekonomi-Finans Haberleri Direktörü Serhat Akkan’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Katılım Emeklilik, Kuveyt Türk Yatırım, Dünya Katılım Bankası ve Albaraka Portföy Yönetimi temsilcileri, sektördeki dönüşüm sürecini değerlendirdi.
Finansal ürünlerde dönüşüm ve büyüme sinyalleri
Oturumun açılışında konuşan Serhat Akkan, piyasa koşullarının yarattığı değişkenliğin yatırımcı davranışlarını yeniden şekillendirdiğini vurguladı. Akkan, özellikle kıymetli madenler, döviz işlemleri ve BES fonları gibi alanlarda sektörün kendini nasıl yenilediğine dikkat çekerek, yeni nesil yatırım modellerinin önemine değindi.
Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek ise sektörün olgunluk dönemine girdiğini belirterek, katılım sigortacılığının henüz 15 yıllık geçmişine rağmen BES fonları içindeki yüzde 38’lik ağırlığının büyük bir başarı hikayesi olduğunu ifade etti.
Sermaye piyasalarına yoğun ilgi
Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy, Türkiye’deki varlık yapısında devrim niteliğinde bir değişim yaşandığını belirtti. 2010’lu yıllarda toplam varlığın büyük kısmının mevduatta tutulduğunu anımsatan Ortaköy, bugün sermaye piyasası ürünlerine olan ilginin yükseldiğini ifade etti.
Ortaköy, Türkiye’deki yaklaşık 50 trilyon liralık varlık havuzunda, mevduatın ağırlığının azaldığına işaret ederek, "5 yıl önce 50-60 milyar lira olan katılım fon büyüklüğü, bugün 1 trilyon liraya yaklaştı. Bu, yatırımcının katılım esaslı ürünlere olan güveninin ve teveccühünün en net göstergesidir" dedi. Ayrıca, kurum olarak konvansiyonel ürünleri katılım perspektifiyle yeniden yorumlamak ve mevzuat süreçlerini geliştirmek adına düzenleyici otoritelerle yakın işbirliği içinde çalıştıklarını vurguladı.