Haber Yazar Genel Kayıp yakınlarının adalet arayışı: "Zaman aşımı bahane, samimiyet sorgulanmalı"

Kayıp yakınlarının adalet arayışı: "Zaman aşımı bahane, samimiyet sorgulanmalı"

Türkiye’nin karanlık dönemlerine ışık tutmayı hedeflediği belirtilen yeni birim, beraberinde tartışmaları da getirdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, "Yeni bilgi gelirse bakarız" çıkışını ve zaman aşımı vurgusunu eleştiren hak savunucuları, bu yaklaşımın geçmişle hesaplaşmak yerine dosyaları kapatmaya hizmet ettiğini savunuyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan faili meçhul birimini değerlendiren İHD Diyarbakır Şube Eş Başkanı Suzan Mehmetoğlu Aksoy, dosyaların zaman aşımı gerekçesiyle kapatılmasına tepki göstererek, gerçek bir yüzleşmenin ancak siyasi faili meçhullerin kapsama alınmasıyla mümkün olabileceğini belirtti.

Türkiye’nin karanlık dönemlerine ışık tutmayı hedeflediği belirtilen yeni birim, beraberinde tartışmaları da getirdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, "Yeni bilgi gelirse bakarız" çıkışını ve zaman aşımı vurgusunu eleştiren hak savunucuları, bu yaklaşımın geçmişle hesaplaşmak yerine dosyaları kapatmaya hizmet ettiğini savunuyor.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Eş Başkanı Suzan Mehmetoğlu Aksoy, Bakanlığın başlattığı 638 dosyalık incelemenin, toplumsal beklentileri karşılamaktan uzak olduğu görüşünde.

Siyasi cinayetler kapsam dışı mı?

Aksoy’a göre, 1990’lı yıllardaki zorla kaybetme vakalarının ve devlet mekanizmalarının sorgulanacağı dosyaların görmezden gelinmesi, atılan adımların "oyalama stratejisi" olarak algılanmasına neden oluyor. Aksoy, "Sadece adli dosyaların ele alınacağı bir süreç, faili meçhul gerçeğinin en ağır kısmını yok saymak demektir. Oysa gerçek bir yüzleşme, gözaltında kayıpları ve siyasi infazları merkeze almalıdır" ifadelerini kullandı.

Meydanlardaki engeller adalete güveni zedeliyor

Adalet arayışının sadece dosya incelemekle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Aksoy, kayıp yakınlarının yıllardır süren meydan mücadelelerine getirilen kısıtlamalara dikkat çekti. Özellikle Galatasaray Meydanı’ndaki sınırlı katılım yasağı ve Diyarbakır’daki 900 haftalık çabayı hatırlatan Aksoy, "Söylem ile pratik birbiriyle çelişiyor. Annelerin sesini duymayan, meydanları onlara kapatan bir iradenin, faili meçhul dosyalarını çözme konusundaki samimiyeti inandırıcı değildir" değerlendirmesinde bulundu.

Rakamlarla belgelenen ağır bilanço

İHD’nin 1991-2024 yıllarını kapsayan raporu, bölgedeki çatışmalı sürecin boyutlarını gözler önüne sermeye devam ediyor. İstatistikler, 33 yıl içerisinde 36 bini aşkın insanın yaşamını yitirdiğini, binlerce köyün boşaltıldığını ve yüzlerce toplu mezar iddiasının hâlâ aydınlatılmayı beklediğini ortaya koyuyor. İnsan hakları savunucuları, 3 bin 52 faili meçhul cinayet ve 3 bin 356 yargısız infaz verisinin, adalet mekanizmasının acilen harekete geçmesi gereken temel dosyalar olduğunu vurguluyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *