Yeniden görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun düzenlemek istediği kritik Parti Meclisi toplantısı, tebligat süreci gerekçe gösterilerek süresiz olarak askıya alındı; duyurudaki imza eksikliği parti içindeki tansiyonu zirveye taşıdı.
CHP Genel Merkezi'nde son dönemde yaşanan hareketlilik, mahkeme kararıyla genel başkanlık makamına dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun hamleleriyle yeni bir boyut kazandı. 30 Mayıs tarihinde genel merkez önünde gerçekleşecek Halk Buluşması'na hazırlanan Kılıçdaroğlu'nun, 1 Haziran Pazartesi günü için duyurduğu Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) toplantısı beklenmedik bir şekilde durduruldu.
Tebligat krizi ve belirsizlik süreci
Parti yönetimi tarafından yapılan resmi açıklamada, toplantının iptal edilme sebebi olarak "görevlendirme yazılarına ilişkin tebliğ sürecinin tamamlanamaması" gösterildi. PM üyelerinin, kamu kurumları nezdinde gerçekleşmesi beklenen resmi bildirimleri henüz almadığı ifade edilirken, yeni bir takvim için sürecin sonuçlanmasının bekleneceği belirtildi. Ancak bu teknik açıklama, parti içinde yaşanan yönetim krizinin gölgesinde kaldı.
İmzasız bildiriye sert tepkiler
Toplantının iptaline dair yayımlanan metnin altında herhangi bir yetkili isminin veya imzanın yer almaması, CHP içerisindeki siyasi isimlerin sert eleştirilerine hedef oldu. Sosyal medya ve basın aracılığıyla tepkilerini dile getiren yöneticiler, kararın sahiplenilmemesini "cesaretsizlik" olarak nitelendirdi.
Örgüt kanadından gelen tepkilerde, parti içi demokrasi mekanizmalarının işletilmediği vurgulanırken, "Korkudan PM'yi bile toplayamayan bir iradeyle karşı karşıyayız" mesajları ön plana çıktı. Özellikle kararın altına imza atılmamış olması, sorumluluktan kaçıldığı yönündeki iddiaları güçlendirirken, yaşanan durumun bir parti meselesinin ötesine geçerek halkın iradesine sahip çıkma noktasına evrildiği savunuldu. Kılıçdaroğlu cephesinde ise sürecin hukuk zemininde ilerlediği mesajı veriliyor.