CHP içerisinde mutlak butlan kararı sonrası yükselen kurultay seslerine Kemal Kılıçdaroğlu’ndan stratejik bir yanıt geldi: Partideki şaibeli isimler temizlenmeden değişime gitmek çözüm değil.
CHP’de kurultay tartışmaları güncelliğini korurken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürece dair yaklaşımı kulislerde hareketliliğe neden oldu. Muharrem Sarıkaya tarafından aktarılan bilgilere göre, kurultay çağrılarına karşı mesafeli bir duruş sergileyen Kılıçdaroğlu, rotasını "parti içi temizlik" hedefiyle belirledi. Mevcut hukuki tedbir süreçlerinin yanı sıra asıl önceliğinin kapsamlı bir arınma olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, bu süreci tamamlamadan bir değişimin fayda getirmeyeceği görüşünde.
Arınma süreci öncelik kazandı
Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine verdiği mesajlar, kurultay tartışmalarının odağını değiştiriyor. "Kurultaya karşı değilim ancak bu şartlar altında gitmek doğru olmaz" yaklaşımını benimseyen eski genel başkan, partinin bir "kirlilikten" kurtarılması gerektiğini savunuyor. Hırsızlık ve haksız kazanç iddialarıyla anılan isimlerin partide tutulmasının, kurultayın meşruiyetine gölge düşüreceğini savunan Kılıçdaroğlu, önümüzdeki süreçte mal varlığı tartışmalarının derinleşeceğini öngörüyor. Kılıçdaroğlu’nun, özellikle bazı isimlerin villa alımları ve delege yapısı üzerindeki şaibeli etkilerine dair somut verileri yakın zamanda kamuoyuyla paylaşmaya hazırlandığı belirtiliyor.
Ahlaki üstünlük vurgusu
CHP’nin tarihsel mirasına ve ahlaki değerlerine atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, partinin bu değerlerden uzaklaşmasına izin vermeyeceği mesajını veriyor. Para karşılığında delege iradesini manipüle eden yaklaşımlara sert çıkan Kılıçdaroğlu, "Partiyi kirli ellere teslim edersek, kurultaydan beklediğimiz temizlenme gerçekleşmez" ifadelerini kullanıyor. Öte yandan, iktidar ile kurduğu diyalog süreçlerine yönelik eleştirilere de yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Erdoğan’ın kontrolüne girmek" iddialarını kesin bir dille reddettiğini, her platformda müzakere değil mücadele çizgisine bağlı kaldığını ifade ediyor.