İstanbul’da bir mülk sahibi ile kiracı arasında yaşanan stopaj ödemesi kaynaklı ihtilaf, mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak verdiği kararla sona erdi. Ev sahibinin başlattığı icra takibini haksız bulan mahkeme, kiracının fazla ödeme yaptığına hükmetti.
İstanbul Fatih bölgesinde bir ticari gayrimenkul kiralama sözleşmesiyle başlayan süreç, taraflar arasında vergi yükümlülüklerinin hesaplanmasına dair bir anlaşmazlığa dönüştü. Mülk sahibi, kira sözleşmesindeki stopaj maddesinin eksik uygulandığı iddiasıyla kiracı hakkında icra takibi başlattı. İddia edilen borcun ödenmediğini savunan kiracı ise yasal yollara başvurarak icra işlemine itiraz etti.
Bilirkişi incelemesi durumu tersine çevirdi
Yargılama aşamasında mahkeme, kira ödemeleri ve stopaj hesaplamalarının detaylı incelenmesi için dosyayı bilirkişiye sevk etti. Yapılan teknik incelemede, mülk sahibinin aksine kiracının herhangi bir borcu olmadığı tespit edildi. Aksine, kiracının ilgili dönem içerisinde sözleşme şartlarını aşan bir tutarda, toplam 39 bin 825 TL fazla ödeme yaptığı ortaya çıktı.
İcra hukuk mahkemesi, bilirkişi raporunu esas alarak mülk sahibinin icra talebini reddetti. Hukuki süreç bununla da sınırlı kalmadı; mahkeme heyeti, haksız icra takibi başlatan mülk sahibinin, kiracıya yüzde 20 oranında icra inkâr tazminatı ve vekalet ücreti ödemesine karar verdi.
Ticari sözleşmelerde kritik uyarı
Konuyu değerlendiren Avukat Gizem Gonce, ticari kiralamalarda stopaj ve kira bedeli ayrımının sözleşmelerde muğlak bırakılmasının büyük riskler taşıdığına dikkat çekti. Gonce, mülk sahiplerinin herhangi bir icra yoluna başvurmadan önce hesaplamaların doğruluğunu titizlikle teyit etmeleri gerektiğini belirtti.
Söz konusu karar, İstanbul gibi ticari hacmin yüksek olduğu bölgelerde kira sözleşmelerindeki vergi maddelerinin hukuki açıdan önemini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, hesap hatalarının sadece alacak kaybına değil, aynı zamanda icra inkâr tazminatı gibi ek mali yükümlülüklere de yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.