Uluslararası Af Örgütü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda sivilleri hedef alan sistemli şiddet eylemlerini belgeleyen kapsamlı bir rapora imza attı. Bölgedeki dehşetin boyutlarını gözler önüne seren çalışma, yaşananların savaş suçu niteliği taşıdığını vurguluyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Kuzey Kivu ve Ituri eyaletlerinde uzun süredir devam eden kaos, Uluslararası Af Örgütü'nün yayımladığı son raporla bir kez daha dünyanın dikkatini çekti. IŞİD ile bağlantılı olduğu bilinen Müttefik Silahlı Güçler (ADF) adlı yapının, bölge halkı üzerinde kurduğu baskı ve gerçekleştirdiği katliamlar, hukuk dışı bir terör tablosu çiziyor. Örgütün Ekim 2025 ile Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 71 mülakat ve saha araştırması, ADF’nin kaçırma, zorla çalıştırma ve cinsel kölelik gibi insanlık dışı yöntemleri bir savaş stratejisi olarak kullandığını ortaya koyuyor.
Katliamın Tanıkları Konuştu
Rapor, özellikle Eylül 2025’te Ntoyo köyünde yaşanan bir taziye baskınına geniş yer ayırıyor. Saldırıdan sağ kurtulan bir mağdurun, "Hayatımda hiç bu kadar çok cesedi bir arada görmemiştim" şeklindeki yürek burkan ifadesi, bölgedeki şiddetin ulaştığı boyutu özetliyor. Kamuflajlı ve sivil kıyafetli ADF mensuplarının pala, balta ve ateşli silahlarla gerçekleştirdiği baskında 60'tan fazla sivil acımasızca katledildi. Bir görgü tanığının, saklandığı yerden kız kardeşinin baltayla öldürülüşünü izlemesi, saldırının dehşetini gözler önüne seriyor.
Güvenlik Boşluğu ve Devletin Sorumluluğu
ADF'nin saldırılarını artırmasında, Kongo ordusunun M23 hareketi gibi diğer silahlı gruplarla mücadele ederken yarattığı güvenlik boşluğunun büyük etkisi bulunuyor. Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, örgütün stratejik bir "istismar kampanyası" yürüttüğünü belirterek, devletin sivilleri koruma yükümlülüğünü hatırlatıyor. Rapor, Kongo hükümetinin sadece faili tespit etmekle kalmayıp, erken uyarı mekanizmalarını kurması ve mağdurlar için adaleti sağlaması gerektiğini ısrarla vurguluyor. Hayatta kalanlar için barış ortamı tesis edilmeden, bölgedeki yaraların sarılmasının imkansız olduğu belirtiliyor.