Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele kapsamında iç talebi daraltmaya yönelik aldığı yeni kararlar, Kurban Bayramı öncesi hem esnafın hem de hane halkının beklentilerini boşa çıkardı. Kredi tavanlarının düşürülmesiyle birlikte vatandaşın nakit ihtiyacını karşılamak için başvurduğu sığınaklar kapatılırken, piyasalardaki durgunluk derinleşiyor.
Ekonomi yönetiminin uzun süredir dile getirdiği iç talebi soğutma stratejisi, bayram arifesinde somut bir daralma hamlesine dönüştü. Geçmiş yıllarda piyasaya nakit akışının sağlandığı ve esnafın "can suyu" bulduğu bayram dönemlerinin aksine, bu kez kredi büyüme limitlerinin aşağı çekilmesiyle piyasa ciddi bir nakit kriziyle karşı karşıya kaldı.
Maliyet Filleri, Kredi Makasından Daha Büyük
Ekonomi yönetimi enflasyonun ana kaynağını tüketim artışında görürken, saha gerçekleri bambaşka bir tabloya işaret ediyor. Üreticinin omuzlarındaki lojistik, hammadde ve enerji maliyetleri, enflasyonu besleyen temel "maliyet fili" olarak karşımızda duruyor. Merkez Bankası'nın sunduğu kredi kısıtlama reçetesi ise, bu maliyet baskısıyla boğuşan reel sektörü nefes alamaz hale getiriyor. Lokantalardaki veya mağazalardaki kalabalığı sadece "tüketim çılgınlığı" olarak yorumlayan otoriteler, maliyetlerin yarattığı yapısal sorunları ve arz tarafındaki daralmayı göz ardı ediyor.
Çaresizliğin Adresi KMH’lar Kilitlendi
Vatandaş için Kredili Mevduat Hesabı (KMH) gibi araçlar, lüks bir harcama aracı değil; elektrik faturasını ödeme, çocuğun ihtiyaçlarını karşılama veya ani sağlık giderlerini yönetme gibi zorunlu bir "hayatta kalma" mekanizmasıdır. Bankaların kredi tavanlarını daha da daraltması, ekonomik kırılganlığı en yüksek olan kesimi köşeye sıkıştırıyor.
Sadece rakamlar ve makro finansal dengeler üzerinden kurgulanan bu politikalar, toplumun tabanındaki derin çaresizliği görmezden geliyor. Bayram sabahı bir kurbanlık telaşı yerine, ay sonunu getirme ve krediye erişememe derdiyle baş başa kalan esnaf ve tüketici, ekonomi yönetiminin "istikrar" söyleminin ağır faturasıyla yüzleşiyor. Sıkı para politikaları teknik anlamda bir başarı tablosu çizse de, bu durumun günlük yaşamdaki karşılığı giderek ağırlaşan bir ekonomik cendereye dönüşüyor.