Avrupa Birliği, gözaltındaki aktivistlerin maruz kaldığı işkence iddiaları karşısında topu üye devletlere atarak, diplomatik koruma mekanizmasının doğrudan kendi sorumluluk alanında olmadığını vurguladı.
Küresel Sumud Filosu'nun seyri sırasında İsrail tarafından alıkonulan aktivistlerin durumu, uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. İki aktivistin gözaltında sistematik işkenceye maruz kaldığı yönündeki iddialar üzerine gözler Avrupa Birliği'ne çevrildi. AB Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar Al Anouni, konuya ilişkin gerçekleştirdiği açıklamada, Brüksel'in pozisyonunda bir değişiklik olmadığını belirtti.
Sözcü Al Anouni, filolara yönelik insani hassasiyetleri paylaştıklarını ancak bu tür organizasyonları bir yardım yöntemi olarak teşvik etmediklerini ifade etti. Katılımcıların kendi güvenliklerini tehlikeye attıklarını savunan Al Anouni, İsrail'e uluslararası deniz hukuku ve insancıl hukuk kurallarına uyma çağrısını yineledi.
Konsolosluk desteği üye ülkelerin yetkisinde
Gözaltında bulunan Saif Abukeshek ve Thiago Avila'nın yaşadığı ağır hak ihlalleriyle ilgili soruya yanıt veren AB sözcüsü, kurumsal sorumluluktan kaçınan bir tavır sergiledi. Al Anouni, aktivistlere sağlanması beklenen konsolosluk korumasının doğrudan AB kurumlarının değil, ilgili üye ülkelerin sorumluluğunda olduğunu dile getirdi.
Diplomatik girişimler sürüyor
Öte yandan, krizin çözümü için AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın devreye girdiği öğrenildi. İspanya Dışişleri Bakanlığı ile yakın temas halinde olan Kallas'ın, İsrail tarafından zorla tutulan ve fiziki işkence gördüğü rapor edilen aktivistlerin durumuyla ilgili diplomatik kanalları zorladığı belirtiliyor. İsrail tarafı ise konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçınmaya devam ediyor.