Haber Yazar Genel Kutsal topraklarda vuslat vakti: Arafat’ta gözyaşları sel oldu

Kutsal topraklarda vuslat vakti: Arafat’ta gözyaşları sel oldu

İslam dünyasının dört bir yanından gelen milyonlarca müminle birlikte vakfe duasına duran Türk hacı adayları, kutsal topraklarda bulunmanın verdiği tarifsiz huzuru paylaştı.

Kutsal topraklarda vuslat vakti: Arafat’ta gözyaşları sel oldu
Okunma Süresi: 2 dk

Yıllardır süren özlemlerini dualarla dindiren Türk hacı adayları, Arafat meydanında bir araya gelerek hayatlarının en unutulmaz manevi atmosferini yaşadı.

İslam dünyasının dört bir yanından gelen milyonlarca müminle birlikte vakfe duasına duran Türk hacı adayları, kutsal topraklarda bulunmanın verdiği tarifsiz huzuru paylaştı. Kimisi on beş, kimisi yirmi yılı aşkın süredir beklediği o büyük günün coşkusunu, aileleri ve sevdikleriyle birlikte yaşamanın sevincini dile getirdi.

Yılların özlemi dualarla dindi

Bursa'dan gelen Cezayir Fındıkoğlu, on dört yıllık bekleyişin ardından ailesiyle birlikte Arafat'a ulaşmanın heyecanını şu sözlerle ifade etti: "Oğlum, eşim ve akrabalarımla birlikte beş kişi buradayız. Ailece bu kutsal yolculuğu paylaşmak bambaşka bir duygu, buraya adım attığımız andan itibaren uykuyu unuttuk."

Bir başka hacı adayı Azime Akarçay ise annesiyle birlikte yaptığı hac ibadetinin çocukluk hayali olduğunu belirterek, "On beş yaşımdan beri kalbimde taşıdığım bir hayaldi. Dualar sırasında yaşadığımız o birlik ve beraberlik ruhu bizi çok duygulandırdı; farklı dilleri konuşsak da hepimiz aynı aminlerde buluştuk" dedi.

Umudunu hiç kaybetmeyenler

Yıllar süren bekleyişin ardından kutsal topraklara ulaşan Melek Akan, yaşadığı mutluluğu "Kuş olup uçsam bu kadar hafif hissetmezdim" sözleriyle tarif etti. Komşularının 'vazgeç' telkinlerine rağmen umudunu hiç kaybetmediğini vurgulayan Akan, "Eşim yok, imkanım kısıtlı ama Allah bu kapıyı bana açtı. İsteyen herkes asla ümidini yitirmesin" şeklinde konuştu.

Nesiller boyu süren bir aile mirası

Hac kurası bekleyişinin kendisi için bir nesil meselesi haline geldiğini anlatan Emine Aslan, yıllar önce torunları henüz çocukken çıktıkları yolculuk hikayesini şöyle özetledi: "On altı yıl önce yazıldığımızda torunlarım dört ve altı yaşındaydı, şimdi ise koca delikanlı oldular. Çocuklarım ve torunlarımla birlikte burada olmak, tarifi imkansız bir mutluluk."

Arafat'taki vakfe ibadetlerini tamamlayan hacı adayları, güneşin ufukta kaybolmasıyla birlikte haccın bir sonraki durağı olan Müzdelife'ye doğru manevi yolculuklarına devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız