Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Türkiye'yi ve yönetim kademesini hedef alan İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'a sosyal medya üzerinden yanıt vererek ulusal egemenlik vurgusu yaptı.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın, Türk hükümet yetkililerini ve Türkiye'nin tarihsel mirasını hedef alan açıklamaları siyasetin gündemine oturdu. Katz'ın sosyal medya platformları üzerinden yaptığı ve muhalefet kanadındaki bazı isimleri de etiketleyerek paylaştığı mesajlar, Ankara'dan sert bir karşılık buldu. İsrailli bakanın, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'na ve mevcut Türk yönetimine yönelik kullandığı ifadeler, diplomatik nezaket sınırlarını aşan bir yaklaşım olarak değerlendirildi.
Tarihsel referanslar üzerinden Türkiye'nin dış politika tercihlerini eleştiren Katz, paylaşımlarında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün söylemlerine de atıfta bulundu. Katz, Ankara'nın mevcut siyasi çizgisinin Atatürk'ün vizyonundan uzaklaştığını öne sürerek, Kudüs üzerinden yürütülen tartışmalara yeni bir boyut kazandırmaya çalıştı.
Siyasetin yanıtı ve egemenlik vurgusu
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kendisine de etiketlenen bu çıkışa karşı sessiz kalmadı. Yavaş, Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik herhangi bir dış müdahale veya üstten bakış açısını kabul etmeyeceklerini açık bir dille ifade etti.
Yavaş, paylaşımında şu noktalara dikkat çekti
Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk milletine üstten bakarak ayar vermeye kalkamaz.
Atatürk'ün adını kullanmadan önce kendi hükümetlerinin uluslararası hukuk sicillerinin gözden geçirilmesi gerekir.
Tarihten hamaset çıkarmak yerine ders alınması gerektiğini belirten Yavaş, ülkenin egemenlik haklarına ve tarihsel değerlerine yönelik bu tür söylemlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Diplomatik gerilimin arka planı
Söz konusu tartışma, İsrail Savunma Bakanı'nın Türkiye'nin Kudüs konusundaki resmi duruşunu ve bazı bakanların kişisel açıklamalarını gerekçe göstererek başlattığı bir sosyal medya polemiğiyle tetiklendi. Katz'ın, Türkiye içerisindeki siyasi figürleri de içine katarak yürüttüğü bu kampanya, Ankara'da sadece iktidar kanadından değil, muhalefet cephesinden de ortak bir tepkiyle karşılanmış oldu.
Hukuki ve siyasi açıdan provokatif bulunduğu belirtilen bu açıklamalar, Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik hattı daha da geren bir unsur olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, İsrailli bakanın bu tutumunun diplomatik teamüllerle bağdaşmadığı ve bölgesel tansiyonu yükseltmeyi amaçlayan bir hamle olduğu görüşünü dile getiriyor.