Haber Yazar Genel Masa başı hayalleri yerini şantiyelere bıraktı: Ustalık artık mühendislikten daha kârlı

Masa başı hayalleri yerini şantiyelere bıraktı: Ustalık artık mühendislikten daha kârlı

İş piyasasındaki usta ihtiyacı, mavi yakalıların kazançlarını beyaz yakalıların çok üzerine taşıyarak çalışma hayatında yeni bir dönem başlattı. Türkiye'de çalışma disiplini ve iş tercihlerinde büyük bir kırılma yaşanıyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Diploma sahibi olmanın tek kurtuluş yolu olduğu günler geride kaldı. İş piyasasındaki usta ihtiyacı, mavi yakalıların kazançlarını beyaz yakalıların çok üzerine taşıyarak çalışma hayatında yeni bir dönem başlattı.

Türkiye'de çalışma disiplini ve iş tercihlerinde büyük bir kırılma yaşanıyor. Üniversite diplomasının tek başına başarı anahtarı olarak görüldüğü dönemler yerini, pratik yeteneklerin ve teknik becerilerin altın değerinde olduğu bir sürece bıraktı. Özellikle inşaat ve zanaat sektöründeki usta açığı, bu alanda uzmanlaşanların kazancını, beyaz yaka çalışanların hayal edemeyeceği seviyelere yükseltti.

Gençlerin masa başı iş tutkusu nedeniyle boş kalan pozisyonlar, bugün ciddi bir gelir kaynağına dönüştü. Mühendislerin maaşlarının iki hatta üç katına çıkan usta yevmiyeleri, kariyer planlamasında ezberleri bozuyor.

Mesleğini seçerken kazancı ön planda tutan 19 yaşındaki inşaat ustası Ahmet Çifçi, sektördeki bu çarpıcı değişimi bizzat yaşayan isimlerden. 15 yaşında başladığı ustalığın kendisi için bir ekonomik özgürlük kapısı olduğunu belirten Çifçi, akranlarının büyük bir kısmının üniversite sınavı veya KPSS stresiyle vakit kaybederken, kendisinin uzun yıllardır iş garantili bir tempoda çalıştığını ifade ediyor.

Sektörün sunduğu finansal avantajlar ise oldukça dikkat çekici. Günlük yevmiyelerin 4 bin liraya kadar ulaştığı şantiyelerde, özellikle götürü iş üstlenen bir ustanın aylık kazancının 150 bin lirayı bulması artık şaşırtıcı değil.

Eğitim Sistemi ve İstihdamın Çelişkisi

Çifçi, çevresindeki birçok mühendislik mezununun işsizlik veya asgari ücretle farklı sektörlerde çalışma gerçeğiyle yüzleştiğini vurguluyor. Diploma sahibi olmasına rağmen zincir marketlerde veya kafe gibi işletmelerde çalışmak zorunda kalan gençlerin yaşadığı hayal kırıklığına dikkat çeken genç usta, 12 yıllık zorunlu eğitimin gençlerin potansiyelini kısıtladığını savunuyor.

Pek çok arkadaşının başlangıçta meslek edinme kararına karşı çıktığını, ancak bugün gelinen noktada kendi tercihlerinin doğruluğunu kabul ettiklerini belirten Çifçi, gençlere şu tavsiyede bulunuyor: "Birkaç özel bölüm hariç diploma artık tek başına bir gelecek garantisi değil. Kabiliyetinizi geliştirebileceğiniz bir zanaat öğrenin ve meslek sahibi olun. Çünkü piyasada gerçek bir usta açığı var ve bu açık, emeğin değerini her geçen gün daha da artırıyor."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *