usd
45,0453
eur
52,8779
gbp
61,1867
btc-USD
76.972,32
Haber Yazar Genel Nükleer taviz vermeden Hürmüz hamlesi: İran’dan Washington’a yeni teklif

Nükleer taviz vermeden Hürmüz hamlesi: İran’dan Washington’a yeni teklif

İran ile ABD arasındaki gerilim, küresel ticaretin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı ekseninde yeni bir boyuta taşındı. Bölgesel kaynaklardan edinilen bilgilere göre Tahran, nükleer faaliyetlerini durdurma veya sınırlandırma şartını reddederek, boğazdaki kısıtlamaları kaldırma karşılığında ABD’den uygulanan deniz ablukasına son vermesini talep etti.

Okunma Süresi: 2 dk

Tahran yönetimi, nükleer programına dair herhangi bir kısıtlamayı kabul etmeden Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolünü bırakmayı önererek ABD ile yaşanan krizi aşmak için yeni bir diplomatik yol deniyor.

İran ile ABD arasındaki gerilim, küresel ticaretin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı ekseninde yeni bir boyuta taşındı. Bölgesel kaynaklardan edinilen bilgilere göre Tahran, nükleer faaliyetlerini durdurma veya sınırlandırma şartını reddederek, boğazdaki kısıtlamaları kaldırma karşılığında ABD’den uygulanan deniz ablukasına son vermesini talep etti.

Diplomatik Trafik Hız Kazandı

Söz konusu teklif, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin Rusya’ya gerçekleştirdiği kritik ziyaret sırasında gündeme geldi. Erakçi, Moskova temaslarını İsrail ve ABD’ye karşı yürütülen stratejik süreçte önemli bir istişare fırsatı olarak tanımlamıştı. Tahran’ın Washington’a yönelik mesajlarını Pakistan üzerinden ilettiği ve kırmızı çizgilerini bir kez daha netleştirdiği biliniyor.

Trump’ın Nükleer Israrı Sürüyor

Ancak Tahran’ın bu hamlesinin Beyaz Saray nezdinde karşılık bulması oldukça zor görünüyor. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın tamamen serbest kalması ve kalıcı bir ateşkesin tesisi için İran’ın nükleer programını bütünüyle sonlandırmasını şart koşmaya devam ediyor. Trump yönetimi, nükleer dosyayı pazarlık masasının en önemli unsuru olarak tutarken, Tahran’ın bu konudaki geri adım atmayan tutumu müzakerelerin önündeki en büyük engel olarak duruyor.

Abluka ve Çatışma Süreci

İki ülke arasındaki gerilim, 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından 13 Nisan’da ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) İran limanlarına yönelik başlattığı abluka ile tırmanmıştı. Trump’ın talimatıyla uygulanan bu abluka, bölgedeki ticari trafiği felç ederken, 19 Nisan’da İran bayraklı TOUSKA gemisinin vurulması süreci daha da derinleştirmişti.

Müzakerelerde Belirsizlik Hâkim

Geçici ateşkesin sona ermesi ve ardından gelen diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalması, bölgedeki istikrarsızlığı artırıyor. Trump’ın İran yönetimindeki iç çekişmeleri gerekçe göstererek özel temsilcilerinin Pakistan ziyaretini iptal etmesi, iki ülke arasındaki güven bunalımının ne kadar derin olduğunu gözler önüne seriyor. Tahran ise deniz ablukası devam ettiği sürece müzakere masasına oturmayacağını vurgulayarak, topu yeniden Washington’a atıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *