Yıllardır tartışılan Freedom Ship adlı yüzen devasa yaşam alanı projesi, güncellenmiş yatırım planlarıyla bir kez daha dikkatleri üzerine çekti.
Denizcilik dünyasında uzun süredir rafa kaldırılan ve zaman zaman yeniden gündeme getirilen Freedom Ship projesi, yatırımcı grupların yeni hamlesiyle tekrar yatırım sahasına döndü. Yaklaşık 1,6 kilometre uzunluğunda tasarlanan ve 30 katlı bir yapının yüksekliğine eş değer olan bu yüzen şehrin, 16,1 milyar dolarlık devasa bir bütçeyle inşa edilmesi planlanıyor.
Sadece bir ulaşım aracı değil, kendi kendine yetebilen bir yerleşim yeri vizyonuyla kurgulanan yapının, bünyesinde hastanelerden eğitim kurumlarına, stadyumlardan alışveriş merkezlerine kadar tam teşekküllü bir şehir altyapısı barındırması öngörülüyor.
Denizde sürekli hareket eden bir yaşam alanı
Projenin teknik detaylarına bakıldığında, geleneksel limanların kapasitesini aşan bu devasa yapının sürekli seyir halinde olması planlanıyor. Saatte 8 mil hızla ilerleyerek dünya turunu iki yılda tamamlaması hedeflenen geminin, 80 bin kişilik nüfusa ev sahipliği yapacağı öne sürülüyor. Lojistik süreçlerin ise hava araçları ve feribot destekleriyle açık denizde yönetilmesi planlanıyor. İnşaatın tamamlanması durumunda, henüz tüm bloklar bitmeden sakinlerin yaşama başlayabileceği ifade ediliyor.
Çevresel ve hukuki süreçler tartışılıyor
Proje, vadettiği olanakların yanı sıra ciddi çevresel ve yasal endişeleri de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu çapta bir yapının enerji ihtiyacı, atık yönetimi ve feribot trafiğiyle oluşturacağı karbon ayak izinin büyük bir soru işareti yarattığını vurguluyor. Geliştiriciler, hibrit tahrik sistemleri ve gelişmiş enerji geri kazanım teknolojileriyle bu etkilerin minimize edileceğini iddia etse de, açık denizlerdeki ticari faaliyetlerin denetimi ve hukuki statüsü konusu henüz netleşmiş değil.
Uluslararası standartlar ve denetim mekanizmalarının nasıl işleyeceği, projenin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Eğer gerekli fon sağlanabilirse, geminin Endonezya'da parçalar halinde inşa edilerek birleştirilmesi sürecinin 4 yıla yakın süreceği tahmin ediliyor.