Yeni yönetim döneminde faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi ABD piyasalarında dengeleri değiştirirken, yatırımcıların yakından takip ettiği getiri farkları bir yıllık dönemin en dar seviyesine geriledi.
ABD ekonomisinde merkez bankasının izleyeceği para politikasına ilişkin beklentiler yeniden şekilleniyor. Özellikle Kevin Warsh’ın liderliğinde Fed’in faiz oranlarını gevşetmek yerine yüksek seviyelerde tutacağına yönelik öngörülerin güçlenmesi, tahvil piyasalarında hareketliliği beraberinde getirdi. Kısa ve uzun vadeli borçlanma araçları arasındaki getiri farkının daralması, yatırımcıların değişen ekonomik koşullara karşı pozisyon aldığını gösteriyor.
Faiz beklentilerinde yeni dönem
Beş yıllık ve 30 yıllık ABD tahvilleri arasındaki getiri farkı, yatırımcıların vade uzadıkça talep ettiği primin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu farkın yaklaşık 81 baz puana kadar düşmesi, Mayıs 2025’ten bu yana kaydedilen en düşük seviyeye işaret etti. Piyasalardaki bu geri çekilme, Fed'in faiz kararlarına daha duyarlı olan kısa vadeli Hazine tahvillerindeki yoğun satış dalgasından besleniyor. Cuma günkü kapanış verileri, iki yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri arasındaki farkın da Temmuz ayından beri en dar noktaya ulaştığını ortaya koydu.
Siyasi iklim ve bankacılık cephesindeki sinyaller
İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerin tetiklediği enflasyon baskısı, Fed üzerindeki faiz indirimi beklentilerini öteledi. Nomura Holdings stratejisti Andrew Ticehurst, güncel verilerin ve siyasi gelişmelerin faiz indirimi beklentilerini azalttığına dikkat çekiyor. Özellikle Başkan Donald Trump’ın, Kevin Warsh’ın merkez bankasını bağımsız bir şekilde yönetmesi gerektiğine dair açıklamaları piyasalar tarafından yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.
Öte yandan, iş dünyasının önde gelen isimleri de borçlanma maliyetlerine dair uyarılarını sürdürüyor. JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon faiz oranlarının tahmin edilenden daha fazla yükselebileceği uyarısında bulunurken, Fed Guvernörü Christopher Waller’ın bir sonraki hamlenin faiz artışı olabileceğine dair ifadeleri Wall Street’teki temkinli bekleyişi derinleştiriyor. Yatırımcılar, Fed'in atacağı adımların hem ekonomik büyümeyi koruyup koruyamayacağını hem de enflasyonla mücadeledeki kararlılığını test etmeye devam ediyor.