Küresel piyasalar, merkez bankalarının para politikası kararları ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle dalgalı bir haftayı geride bırakırken, yatırım araçlarında fiyatlar birbirinden ayrıştı.
Küresel ekonomi, bir yanda ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen sıkı para politikası mesajları, diğer yanda Orta Doğu'daki enerji arzına ilişkin endişeler arasında sıkıştı. Yatırımcılar, ABD enflasyon verilerinin ardından Fed'in faiz indirim sürecini öteleyebileceği beklentisini fiyatlarken, bu durum özellikle değerli metaller üzerinde baskı kurdu. Öte yandan, enerji piyasalarında Washington-Tahran hattındaki diplomatik trafiğin yarattığı iyimserlik, petrol fiyatlarını aşağı çekerken doğal gaz tarafında farklı bir seyir izlenmesine yol açtı.
Değerli Metallerde Fed Baskısı
Geçen hafta ons bazında değer kayıpları yaşayan değerli metaller, yatırımcıların güvenli liman arayışına rağmen Fed'in "şahin" duruşu karşısında direnemedi. Christopher Waller gibi üst düzey Fed üyelerinin enflasyonla mücadelede kararlılık mesajları, dolar endeksini güçlü tutarken tahvil faizlerini yukarı çekti. Bu makroekonomik iklim; paladyumdan altına, platinden gümüşe kadar uzanan geniş bir yelpazede satış baskısını tetikledi. Uzmanlar, sanayi talebindeki belirsizliklerin özellikle gümüş gibi çift yönlü metalleri olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.
Sanayi ve Enerjide Ayrışma
Emtia piyasasının bir diğer cephesi olan baz metallerde ise tablo daha iyimserdi. Çin'in gelecekteki talep potansiyeli ve yapay zeka altyapısı için gerekli olan bakır gibi metallerde arz sıkışıklığı fiyatları destekledi. Alüminyumda ise Orta Doğu kaynaklı lojistik ve tedarik riskleri bir risk primi oluşturdu. Enerji grubunda ise Brent petrol, jeopolitik risklerin azalması ve arz fazlası endişeleriyle değer kaybederken; mevsimsel soğutma talebi ve Çin'e yönelik sevkiyat beklentileri doğal gaz fiyatlarını yukarı taşıdı.
Tarım ürünlerinde ise gözler ABD ile Çin arasındaki ticaret anlaşmalarına çevrildi. Washington'ın Çin'e yönelik tarımsal ürün ihracatını artırma planları piyasada hareketlilik yaratsa da, alımların takvimi ve kapsamı konusundaki belirsizlikler işlem hacimlerinde temkinli bir bekleyişe neden oldu. Özellikle buğday ve pirinçteki üretim koşulları, tarım grubu içerisinde öne çıkan fiyat belirleyiciler olarak kaydedildi.