usd
43,7339
eur
51,9339
gbp
59,7357
btc-USD
68.989,23
Haber Yazar Genel Ramazan’da Fidye ve Fitre Arasındaki Fark Nedir, Kimlere Verilir, Nasıl Hesaplanır, Ne Zaman Verilmelidir?

Ramazan’da Fidye ve Fitre Arasındaki Fark Nedir, Kimlere Verilir, Nasıl Hesaplanır, Ne Zaman Verilmelidir?

Ramazan’da fidye ve fitre arasındaki fark nedir? Fitre kimlere verilir, kimlere verilmez, nasıl hesaplanır ve ne zaman verilmelidir? Bayram öncesi fitre vermenin fazileti ve fidye hesaplama detayları.

KAYNAK: HABERYAZAR
Okunma Süresi: 3 dk

Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte fidye ve fitre konuları yeniden gündeme geldi. Özellikle “Fidye ve fitre arasındaki fark nedir?”, “Fitre kimlere verilir?”, “Nasıl hesaplanır?” ve “Ne zaman verilmelidir?” soruları sıkça araştırılıyor.

Paylaşma ve dayanışma ruhunun öne çıktığı bu dönemde, ibadetlerin doğru şekilde yerine getirilmesi büyük önem taşıyor. İşte Ramazan’da fidye ve fitre hakkında merak edilen tüm detaylar. 

Ramazan’da Fidye ve Fitre Arasındaki Fark Nedir?

Fidye ve fitre, her ne kadar benzer amaçlara hizmet etse de farklı ibadetlerdir.

Fidye, oruç tutamayan ya da ibadetini yerine getiremeyen kişilerin bu eksikliği telafi etmek amacıyla verdiği bir ödemedir.

Genellikle sağlık sorunları nedeniyle sürekli oruç tutamayan kişiler fidye verir. Fitre ise Ramazan ayının sonunda, maddi durumu yerinde olan Müslümanların vermesi gereken bir sadakadır.

Fitrenin amacı, bayram sevincinin ihtiyaç sahipleriyle paylaşılması ve toplumdaki dayanışmanın güçlendirilmesidir. Temel fark; fidyenin bir mazeret nedeniyle tutulamayan oruç için telafi niteliği taşıması, fitrenin ise Ramazan sonunda verilen bir ibadet olmasıdır.

Fitre Kimlere Verilir?

Kimlere Verilmez?

Fitre, yalnızca fakir ve muhtaç kimselere verilir. İhtiyaç sahiplerinin bayramı huzurlu bir şekilde geçirebilmesi için fitre önemli bir destek niteliği taşır.Ancak fitre her kişiye verilemez.

Dinî açıdan zengin sayılan kimselere fitre verilmesi uygun değildir.

Ayrıca şu kişilere de fitre verilemez: Anne ve baba Büyük anne ve büyük baba Çocuklar ve torunlar Eş Fitre, bir kişiye toplu olarak verilebileceği gibi birden fazla ihtiyaç sahibine de dağıtılabilir.

Ancak kişi başına düşen miktarın bir fitreden az olmaması gerekir.

Fitre Farz mı, Vacip mi?

Fitre, sünnet ve hadislerle vacip kılınmış bir ibadettir.

Her Müslüman, kendisi ve küçük çocukları adına fitre vermekle yükümlüdür.

Hz.Peygamber’in (s.a.s.) uygulamaları ve hadisler, köle-hür, büyük-küçük, kadın-erkek her Müslümanın fitre vermesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle fitre, maddi imkânı olan kişiler için yerine getirilmesi gereken önemli bir ibadet olarak kabul edilir. 

Fidye ve Fitre Nasıl Hesaplanır?

Hem fidye hem de fitre miktarı, bir kişinin bir günlük gıda ihtiyacını karşılayacak şekilde belirlenir.

Asgari tutar her yıl ilgili kurumlar tarafından açıklanır.

Bu miktar, toplumun ortalama beslenme şartları göz önünde bulundurularak belirlenir. Fidye hesaplanırken, tutulamayan her gün için ayrı ayrı ödeme yapılır. Örneğin 30 gün oruç tutamayan bir kişi, 30 günlük fidye ödemekle yükümlüdür. Fitre ise kişi başına bir defa verilir.

Aile reisi, kendisi ve küçük çocukları için ayrı ayrı fitre vermelidir. İsteyen kişiler belirlenen asgari miktarın üzerinde de ödeme yapabilir.

Fitre Ne Zaman Verilir?

Bayram Öncesi Vermek Faziletli mi?

Fitre, Ramazan Bayramı’nın birinci günü vacip olur.

Ancak bayram namazından önce verilmesi daha faziletli kabul edilir.

Bu sayede ihtiyaç sahiplerinin bayrama hazırlıklı girmesi sağlanır. Bayram günü ya da sonrasında fitre verilmesi mekruh sayılır. Şâfiî mezhebine göre ise meşru bir mazeret olmadıkça fitre bayramın ilk gününden sonraya bırakılmamalıdır. Uzmanlar, fitrenin Ramazan ayı içerisinde, özellikle bayramdan önce verilmesinin daha uygun olduğunu belirtiyor.

Böylece fakir kimseler bayram sevincine ortak olabilir. 

Fidye Kimler İçin Geçerlidir?

Fidye, geçici değil kalıcı mazereti olan kişiler için geçerlidir. Örneğin yaşlılık nedeniyle oruç tutamayacak durumda olan ya da kronik hastalığı bulunan kimseler fidye verir. Geçici hastalık durumunda ise iyileştikten sonra orucun kaza edilmesi gerekir.

Fidye, yalnızca sürekli mazeret durumunda söz konusu olur.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *