Haber Yazar Genel Rektörün "sahte" dediği liste gerçek çıktı: Atamalar önceden belliymiş

Rektörün "sahte" dediği liste gerçek çıktı: Atamalar önceden belliymiş

Belgeler, akademik atamaların liyakate değil sadakate dayalı yapıldığını gözler önüne serdi. Şırnak Üniversitesi’nde sular durulmuyor. Rektör Abdurrahim Alkış’ın, TBMM’ye ve cumhuriyete yönelik ağır ifadeler kullandığı sosyal medya paylaşımı, geçtiğimiz nisan ayında büyük tepki çekmişti.

Rektörün "sahte" dediği liste gerçek çıktı: Atamalar önceden belliymiş
Okunma Süresi: 2 dk

Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış’ın sosyal medya üzerinden yaptığı hakaret içerikli paylaşımının montaj olduğunu savunmasına rağmen, listede ismi geçen 9 kişinin kadrolara atanması iddiaları doğruladı. Belgeler, akademik atamaların liyakate değil sadakate dayalı yapıldığını gözler önüne serdi.

Şırnak Üniversitesi’nde sular durulmuyor. Rektör Abdurrahim Alkış’ın, TBMM’ye ve cumhuriyete yönelik ağır ifadeler kullandığı sosyal medya paylaşımı, geçtiğimiz nisan ayında büyük tepki çekmişti. O dönem yaptığı açıklamalarda söz konusu paylaşımın kendisine ait olmadığını ve montaj yapıldığını iddia eden Alkış’ın savunması, gerçekleşen atamalarla çürüdü.

Belgelerle kanıtlanan sadakat atamaları

Rektör Alkış’ın, henüz ilan süreci devam ederken isimlerini paylaştığı 9 kişi, üniversitenin çeşitli fakültelerinde öğretim üyesi kadrolarına yerleştirildi. YÖK veri tabanındaki kayıtlar ve atama sonrası çekilen fotoğraflar, rektörün önceden ilan ettiği isimleri bizzat kadroya aldığını belgeledi. Bu durum, üniversite bünyesindeki atamaların tarafsız bir jüri değerlendirmesinden ziyade, rektörün kişisel tercihi ve sadakat kriteri çerçevesinde şekillendiği iddialarını güçlendirdi.

Akademik kadrolar kişiye özel mi?

Atanan isimler arasında rektörün danışmanları, genel sekreter ve farklı vakıf temsilcileri gibi yönetim kadrosuna yakın isimlerin bulunması dikkat çekti. Bilimsel liyakatten ziyade rektörlük makamına yakınlığın esas alındığı süreç, üniversite içerisindeki huzursuzluğu da derinleştirdi. Özellikle mahkeme kararıyla görevine dönen akademisyenlerin sistematik olarak uzaklaştırılması ve yerlerine bu kişilerin atanması, kurumdaki idari krizi bir "hukuk devleti" meselesine dönüştürdü.

Sağlık geçmişi ve tartışmalı yönetim tarzı

Rektör Alkış hakkındaki iddialar sadece atama usulsüzlükleriyle sınırlı kalmıyor. Geçmiş dönemlerde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde "organik olmayan ağır psikoz" tanısıyla tedavi gördüğü iddiaları, rektörün kamuoyuna yaptığı açıklamaların tutarlılığı üzerindeki şüpheleri de artırıyor. Üniversite içerisindeki mobbing iddiaları, yargı kararlarının etkisizleştirilmesi ve rektörün kendisine biat etmeyen kadroları tasfiye etme çabası, akademisyenler tarafından "milli güvenlik sorunu" olarak nitelendiriliyor.

Kurum içerisinde yaşanan bu hukuksuzlukların ardından, YÖK ve Devlet Denetleme Kurulu başta olmak üzere tüm yetkili mercilere, 2022 yılından bu yana yapılan tüm atamaların incelemeye alınması çağrısı yapıldı. Bilim yuvası olması gereken kurumun, rektörün şahsi tasarruflarıyla yönetildiği ve hukuki süreçlerin baypas edildiği gerekçesiyle acil müdahale bekleniyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız