Haber Yazar Genel Ruşen Çakır’dan sert yargı eleştirisi: Hukukun bittiği yerde ‘kopyala-yapıştır’ mütalaalar dönemi

Ruşen Çakır’dan sert yargı eleştirisi: Hukukun bittiği yerde ‘kopyala-yapıştır’ mütalaalar dönemi

Yargı sistemindeki işleyişin adalet beklentisini karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayan Çakır, mahkeme kararlarının hukuksuz bir rutine dönüştüğünü savundu. Silivri’de gerçekleştirilen duruşmalarda, mahkeme heyetinin ara kararıyla Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Okunma Süresi: 2 dk

Gazeteci Ruşen Çakır, kamuoyunda "casusluk davası" olarak bilinen ve Ekrem İmamoğlu ile Merdan Yanardağ gibi isimlerin yargılandığı süreci masaya yatırdı. Yargı sistemindeki işleyişin adalet beklentisini karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayan Çakır, mahkeme kararlarının hukuksuz bir rutine dönüştüğünü savundu.

Silivri’de gerçekleştirilen duruşmalarda, mahkeme heyetinin ara kararıyla Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi. Bir sonraki celsenin 6 Temmuz tarihine ertelendiği süreçte, sanıklar için 11 Haziran’da yeniden bir inceleme yapılacak.

Davanın hukuksal temelini sorgulayan Ruşen Çakır, süreci "uyduruk bir dava" olarak nitelendirdi. Çakır, iddiaların somut bir suçtan ziyade, bazı kişisel temaslar ve fotoğraf kareleri üzerinden kurgulandığına dikkat çekerek, bu durumun zorlama bir suç isnadı yaratma çabası olduğunu ifade etti.

Standart Savunma Mekanizması: Deliller Nerede?

Savcılık mütalaasında kullanılan "delillerin toplanmamış olması" ve "kuvvetli suç şüphesi" ifadelerinin, neredeyse her dosyada karşımıza çıkan klişeleşmiş birer kalıp haline geldiğini belirten Çakır, bu durumu şu sözlerle eleştirdi:

"Ortada toplanacak bir delil yok. Savcıların dile getirdiği bu gerekçeler, adeta kes-yapıştır yöntemiyle hazırlanan standart bir metne dönüşmüş durumda. Mahkemenin mevcut tutumu, hukuki bir yargılamadan ziyade, önceden belirlenmiş bir sonucu meşrulaştırmaya çalışan bir sistemin parçası gibi görünüyor."

Umudun tükendiği nokta

Duruşmaların ilk gününde mahkeme heyetinin sergilediği ılımlı havaya aldanmamak gerektiğini dile getiren Çakır, yargı düzeninin en küçük bir iyimserliğe dahi geçit vermediğini belirtti. Çakır, duruşma salonundaki atmosferin dahi bu katı sistemin yarattığı yapay bir sakinlikten ibaret olduğunu, gerçek beklentilerin ise her geçen gün daha da karardığını sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *