Dünya genelinde üretim zincirinin temel taşlarından biri olan sülfürik asitte yaşanan tedarik krizi, hem gıda hem de teknoloji sektörünü tehdit eden dev bir zam dalgasının sinyallerini veriyor.
Modern sanayinin adeta kan dolaşımı olarak kabul edilen sülfürik asit, dünya piyasalarında son yılların en zorlu döneminden geçiyor. Uzmanlar, küresel çapta yaşanan tedarik sıkıntısının sadece üreticileri değil, doğrudan son tüketiciyi etkileyecek olan fiyat artışlarını da beraberinde getireceği konusunda uyarıyor.
Çin’in aldığı kritik karar dengeleri sarstı
Piyasalardaki darboğazın merkezinde, dünyanın en büyük üreticilerinden Çin'in iç piyasayı korumak adına ihracat vanalarını kapatması yer alıyor. Bu adım, küresel arzda ciddi bir eksiklik yaratırken, Hürmüz Boğazı'nda süregelen jeopolitik gerilimler de lojistik akışı sekteye uğratıyor. Tedarik zincirindeki bu kırılmalar, özellikle hammadde temininde dışa bağımlı olan ülkelerde büyük bir maliyet baskısı oluşturdu.
Üretim merkezlerinde maliyetler ikiye katlandı
Krizin etkileri en somut şekilde bakır ve nikel sektöründe görülüyor. Endonezya'daki nikel üretim tesislerinde maliyetlerin yüzde 80 oranında yükseldiği raporlanırken, dünyanın önde gelen bakır tedarikçilerinden Şili’de ise fiyatların iki katına çıktığı gözlemleniyor.
Bu kimyasalın eksikliği, domino etkisiyle geniş bir yelpazeyi vurmaya hazırlanıyor. Gübre verimindeki düşüşün gıda fiyatlarına doğrudan yansıması beklenirken, akıllı cihazlardan bilgisayar donanımlarına kadar geniş bir alanda kullanılan kritik minerallerin üretimindeki aksamalar, teknoloji ürünlerinde de ciddi bir fiyat artışını tetikleyebilir. ABD tarafında ise Meksika ve Kanada gibi komşulardan sağlanan kaynaklarla kısa vadede bir denge kurulmaya çalışılsa da, uzmanlar uzun vadeli enflasyonist risklerin göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor.