Son günlerde sosyal medyada hızla yayılan ve özellikle genç kullanıcılar arasında karşılık bulan “sessiz boykot” akımı, Google aramalarında da üst sıralara yükseldi. Herhangi bir çağrı, slogan ya da açık protesto içermeyen bu yeni yöntem, uzmanlara göre dijital çağın en güçlü tepkilerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Sessiz Boykot Neyi Amaçlıyor?
Sessiz boykot; bir kişi, kurum ya da markaya karşı
paylaşım yapmamak,
etkileşim vermemek,
içeriklerini görmezden gelmek
şeklinde uygulanan pasif bir protesto yöntemi olarak tanımlanıyor.
Bu yöntemle kullanıcılar, tepkilerini görünür bir çatışmaya girmeden, tamamen algoritmalar üzerinden gösteriyor.
Neden Bir Anda Yaygınlaştı?
Uzmanlara göre sessiz boykotun bu kadar hızlı yayılmasının başlıca nedenleri şunlar:
Dijital yorgunluk ve tartışma kültüründen kaçış
Sosyal medyada linç kültürüne duyulan tepki
Algoritmaların etkileşim gücünün fark edilmesi
Özellikle X (Twitter), Instagram ve TikTok’ta kullanıcıların bu yöntemi tercih ettiği görülüyor.
Markalar ve Kurumlar İçin Risk mi?
Dijital pazarlama uzmanları, sessiz boykotun klasik protestolardan daha tehlikeli olabileceğini belirtiyor. Çünkü:
Etkileşim düşüşü doğrudan görünür olmuyor
Kriz geç fark ediliyor
Algoritmalar içerikleri geri plana itiyor
Bu durum, özellikle sosyal medya gücüne dayanan markalar için ciddi riskler barındırıyor.
Uzmanlardan Uyarı
İletişim uzmanları, sessiz boykotun fark edilmediği takdirde uzun vadeli itibar kaybına yol açabileceğini vurguluyor. Kurumların yalnızca yorumlara değil, etkileşim oranlarına da dikkat etmesi gerektiği ifade ediliyor.
Yeni Nesil Tepki Biçimi mi?
Sessiz boykotun, klasik protesto anlayışının dijital versiyonu olduğu belirtilirken; önümüzdeki dönemde benzer “görünmez tepkilerin” daha da yaygınlaşabileceği öngörülüyor.