Haber Yazar Genel Şule Yüksel Şenler ve Türkiye’nin yakın tarihine etkileri

Şule Yüksel Şenler ve Türkiye’nin yakın tarihine etkileri

Gazetecilikten yazarlığa uzanan mücadelesiyle İslami kadın hareketinin öncülerinden kabul edilen Şenler, aynı zamanda dönemin siyasi iklimine yön veren tartışmaların merkezinde yer aldı.

Şule Yüksel Şenler ve Türkiye’nin yakın tarihine etkileri
Okunma Süresi: 3 dk

Son dönemde biyografik bir diziyle tekrar hafızalara kazınan Şule Yüksel Şenler, 1960 ve 70’li yılların toplumsal dönüşümünde sembolleşen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Gazetecilikten yazarlığa uzanan mücadelesiyle İslami kadın hareketinin öncülerinden kabul edilen Şenler, aynı zamanda dönemin siyasi iklimine yön veren tartışmaların merkezinde yer aldı.

Modern dünyadan geleneksel değerlere uzanan yaşam öyküsü

Kayseri’de seküler bir aile ortamında dünyaya gelen Şule Yüksel Şenler, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını baloların ve modern eğlence kültürünün hakim olduğu bir atmosferde geçirdi. Ancak ilerleyen yıllarda hayatının yönünü değiştiren bir arayış içine girdi. 14 yaşında yazın dünyasına adım atan Şenler, "Şule" ismini, dönemindeki ön yargıları aşmak ve bir kadın yazar olarak varlık göstermek amacıyla tercih etti. Gazetecilik kariyerinde "Duyuşlar" başlıklı yazılarıyla geniş kitlelere ulaşan Şenler, Nur hareketinin fikir dünyasıyla tanıştıktan sonra 1965 yılında tesettüre girdi.

Hukuki süreçler ve sembolleşen başörtüsü modeli

Şenler’in kendi tasarımı olan ve kısa sürede "Şulebaş" olarak anılmaya başlanan başörtüsü bağlama şekli, o yıllarda eğitimli genç kadınlar arasında hızla yayıldı. Bu durum, kamusal alanda kıyafet özgürlüğü tartışmalarını tetikledi. Yazıları nedeniyle Türk Kadınlar Birliği tarafından hakkında laikliğe aykırılık suçlamasıyla şikayetlerde bulunuldu. 1971 yılında Papa VI. Paulus’un Ayasofya’yı ziyareti sırasında devlet protokolünün sergilediği tutumu eleştiren bir yazı kaleme alan Şenler, dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a yönelik mektubu sonrası "cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla yargılandı. 13 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılan yazar, kendisine sunulan af teklifini reddederek cezasını Bursa Cezaevi'nde tamamlamayı tercih etti.

Edebiyattan siyasete uzanan miras

Eserlerinde döneminin toplumsal kırılmalarını ve kadınların hak arayışlarını ele alan Şenler, Huzur Sokağı gibi romanlarıyla geniş bir okur kitlesi tarafından takip edildi. Romanları sinemaya uyarlanarak popüler kültürde de karşılık buldu. Siyasi arenada Adalet Partisi çatısı altında görev alan ve İdealist Hanımlar Derneği başkanlığı yapan Şenler, 2019 yılındaki vefatına dek çeşitli yayın mecralarında fikirlerini paylaşmaya devam etti.

2019 yılında septik şok nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Şule Yüksel Şenler’in hatırası, bugün çeşitli vakıflar ve eğitim kurumları aracılığıyla yaşatılmaya çalışılıyor. İslami kimliğiyle kamusal alanda hitap eden ilk konuşmacılardan biri olan Şenler, Türkiye’nin toplumsal hafızasında hem tartışmalı bir figür hem de bir hak savunucusu olarak anılmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız