Haber Yazar Genel Suriye’de kartlar yeniden dağıtılıyor: Kürtlerin yeni stratejisi Şam ile uzlaşı mı?

Suriye’de kartlar yeniden dağıtılıyor: Kürtlerin yeni stratejisi Şam ile uzlaşı mı?

Gazeteci Amberin Zaman, Ruşen Çakır’ın konuğu olarak katıldığı yayında, Suriye’nin kuzeydoğusundaki özerk yönetimin mevcut jeopolitik kırılmalar karşısında nasıl bir varoluş mücadelesi verdiğini masaya yatırdı.

Okunma Süresi: 2 dk

Bölgesel dengelerin hızla değiştiği Suriye sahasında Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) izlediği yeni yol haritasını değerlendiren gazeteci Amberin Zaman, Kürt yönetiminin geleceğini merkezi hükümetle kurulacak ilişkilere bağladığına dikkat çekti.

Gazeteci Amberin Zaman, Ruşen Çakır’ın konuğu olarak katıldığı yayında, Suriye’nin kuzeydoğusundaki özerk yönetimin mevcut jeopolitik kırılmalar karşısında nasıl bir varoluş mücadelesi verdiğini masaya yatırdı. Bölgedeki Kürt aktörlerin artık rasyonel bir tercih yaparak, ellerindeki kazanımları muhafaza edebilmek için Şam yönetimiyle diyalog kanallarını açık tutmanın hayati önem taşıdığını anladıklarını belirtti. Zaman, bu değişimin altında yatan temel motivasyonun, değişen bölgesel atmosfer ve uluslararası konjonktür olduğunu vurguladı.

Ekonomik entegrasyon ve yeni bir dönem

Uluslararası finansal sistemin Suriye’ye yönelik adımlarını yakından takip eden Zaman, ülkedeki ekonomik hareketliliğin göz ardı edilemeyecek bir noktaya ulaştığını ifade etti. Mastercard’ın ülkede faaliyet göstermeye başlaması ve Chevron gibi küresel devlerin enerji sektöründeki büyük ölçekli yatırım kararlarını "devrim niteliğinde" olarak nitelendiren Zaman, bu ekonomik kalkınma hamlelerinin dışında kalmamak adına Kürtlerin daha kapsayıcı bir siyaset izleme mecburiyetinde olduğunu belirtti. Özerk yönetimin, bu yeni ekonomik sisteme entegre olarak ekonomik refahtan pay almayı hedeflediği görülüyor.

Türkiye ile ilişkilerde yeni rota

Mazlum Abdi ile gerçekleştirdiği görüşmelere de değinen Zaman, Ankara ile SDG unsurları arasındaki temasların farklı boyutlarda devam ettiğini aktardı. Özellikle Nusaybin sınır kapısının açılması yönündeki çabaların, bölgedeki ticari ve sosyal etkileşimi artırarak barışçıl bir iklime hizmet edeceği beklentisi üzerinde duruldu. Türkiye’nin, SDG unsurlarının Suriye ordusu ile birleşme eğilimine karşı sesini yükseltmemesinin, sahadaki yeni normalin bir göstergesi olduğunu kaydeden Zaman, pragmatizmin ön planda olduğu bu dönemde dil ve kadın hakları gibi temel ilkelerden taviz verilmeyeceğinin de altını çizdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *