İran yönetimi, ABD ile yürütülen müzakere sürecinde somut adımlar beklediğini belirterek, nükleer dosyada ilerlemenin ancak karşı tarafın verdiği sözleri tutmasıyla mümkün olacağını vurguladı.
İran Dışişleri Bakanlığı bünyesinde kritik bir görevi yürüten Hüseyin Nuşabadi, ABD ile devam eden diplomasi trafiğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Nuşabadi, iki ülke arasında gündeme gelen potansiyel mutabakat zaptı çerçevesinde, tarafların nihai bir anlaşmaya varmak için 30 günlük bir süreye sahip olacağını, bu sürecin gerektiğinde 60 güne kadar uzayabileceğini açıkladı.
Diplomaside taahhüt şartı
Nuşabadi, nükleer çalışmaların ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin masaya yatırılabilmesi için temel şartın ABD'nin bölgedeki politikalarını gözden geçirmesi olduğunu belirtti. Washington'ın anlaşmanın ilk aşamasında taahhütlerine sadık kalması durumunda, İran'ın dondurulmuş varlıklarının iadesi ve bölgedeki ABD askeri varlığının çekilmesi gibi başlıkların 60 günlük bir müzakere takvimine dahil edilebileceği ifade edildi.
Tahran'ın masadaki öncelikleri neler?
İranlı yetkili, sürecin ilerlemesi için ülkesinin beklediği somut talepleri sıraladı. Petrol satışına uygulanan ambargoların kaldırılması, deniz ablukasının son bulması ve başta Lübnan olmak üzere bölgesel çatışmaların durdurulması, Tahran yönetiminin masaya koyduğu temel öncelikler arasında yer alıyor.
Spekülasyonlara net yanıt
Öte yandan Nuşabadi, kamuoyunda çıkan uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin 20 yıllığına askıya alınacağı yönündeki iddiaları yalanladı. Bu tür haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Nuşabadi, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun ise sadece İran ve Umman arasında yürütülen ikili bir konu olduğunu, nükleer müzakerelerin kapsamı dışında tutulması gerektiğini sözlerine ekledi.