Afganistan’da baskı rejiminin kısıtlamalarına boyun eğmeyen kadınlar, ellerinden alınan mesleklerinin yerine el sanatlarını koyarak ekonomik varlıklarını koruma mücadelesi veriyor.
Türkiye’de yaşayan Türkmen asıllı çevirmen Khadija Mazhar Bahramiyan, ülkesindeki kadınların Taliban yönetimi altında yaşadığı zorlukları ve buna karşı geliştirdikleri gizli dayanışma ağlarını anlattı. Eğitim hayatını Türkiye’de tamamlayan ve uzun yıllar Afganistan’ın kuzeyindeki kadın projelerinde görev alan Bahramiyan, bölgedeki sosyal dönüşümün trajik boyutlarına dikkat çekti.
Bir neslin geleceği karartılıyor
Bahramiyan’ın aktardığına göre, 2021 yılından bu yana Afganistan’da kadınların kamusal alandan tamamen silinmesi hedefleniyor. Kız çocuklarının sadece ilkokul düzeyinde eğitim alabilmesi, ileride doktor, mühendis veya öğretmen gibi meslek gruplarının tamamen yok olacağı bir gelecek tablosu çiziyor. Okuma yazma seferberliklerinin dahi imkansız hale getirildiği bir ortamda, evlerin gizli sınıf ve atölyelere dönüştürülmesi hayati bir zorunluluk haline gelmiş durumda.
Kuaförler kapandı, terzihaneler yükseliyor
Taliban’ın kadın kuaförlerini yasaklaması, sektördeki binlerce kadını işsiz bıraksa da bu durum pes etmelerine yol açmadı. Yasakların ardından dükkanlarını terk etmek zorunda kalan kadınlar, bu mekanları terzi ve nakış atölyesine çevirerek ev ekonomisine katkıda bulunmaya devam ediyor. Bahramiyan, yaşanan durumu "Bir kapı kapandığında, bu kadınlar hemen başka bir kapıyı aralamayı başarıyor" sözleriyle özetliyor.
Çevrim içi gizli eğitim hattı
Yalnızca ekonomik alanda değil, eğitim konusunda da büyük bir sessiz direniş yürütülüyor. Afganistan dışındaki diasporanın sağladığı çevrim içi dersler, Taliban baskısı nedeniyle gizlilik içinde sürdürülüyor. Türkiye’deki yaşamı boyunca Afganistanlı kadınların sesi olmaya çalışan Bahramiyan, uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunarak, "Okumak ve birey olarak var olmak isteyen bu kadınların dayanışmaya ihtiyacı var, lütfen onları duyun" ifadelerini kullanıyor.