Afganistan’da yürürlüğe giren 18 numaralı kararname, kadınların ve kız çocuklarının temel yaşam haklarına ağır darbeler vururken, uluslararası toplumda ciddi bir endişe dalgası yarattı. Uzmanlar, yasanın aile içi şiddeti meşrulaştıran ve çocuk yaşta evliliklerin önünü açan tehlikeli bir yapıya sahip olduğunu vurguluyor.
Eğitimden yoksun bırakılan ve ev içi şiddetle baş başa kalan kadınlar, bu yeni düzenlemelerle birlikte hukuk sisteminin dışına itiliyor. Afganistan’daki kadın hakları savunucuları, söz konusu kararnamenin temel insan haklarına aykırı olduğunu belirterek, durumun vahametine dikkat çekiyor.
Ergenlik Vurgusuyla Çocuk Evliliklerine Kapı mı Aralanıyor?
Yeni düzenlemenin en çok eleştirilen noktası, daha önce 16 yaş olarak belirlenen yasal evlilik alt sınırının kaldırılması oldu. Bunun yerine evlilik şartı, sınırları belirsiz olan "ergenlik" kavramına indirgendi. Kararname metninde, bir kız çocuğunun ergenliğe erişmesiyle birlikte suskunluğunun "rıza" olarak kabul edileceğine dair hükümler yer alıyor.
Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA), bu durumun gönüllülük ilkesini tamamen ortadan kaldırdığını ifade ediyor. Uzmanlara göre, özellikle aile baskısı altındaki çocukların psikolojik ve yasal olarak gerçek bir rıza gösterme yetisi bulunmuyor. Bu durumun, yoksullukla boğuşan aileler tarafından kız çocuklarını "beslenecek kişi sayısını azaltma" yöntemi olarak kullanılmasına yol açacağından endişe ediliyor.
Boşanma Hakkına Yasal Engel
Kararname, kadınların istismara dayalı evliliklerden kurtulma yolundaki yasal engelleri de güçlendiriyor. Erkekler için tek taraflı boşanma hakkı oldukça kolay uygulanırken, kadınların ayrılma talebi çok sayıda tanık ve karmaşık yasal prosedürlere bağlanmış durumda. Üstelik kocanın yapacağı tek bir itiraz, kadının tüm hukuki çabalarını boşa çıkarabiliyor.
Daha önce yürürlüğe giren ve aile içi şiddet uygulayan erkeklere yalnızca 15 gün hapis cezası öngören 12 numaralı kararname ile birleştiğinde, Afgan kadınlarının yasal olarak korumasız kaldığı görülüyor. Eğitim hakları ellerinden alınan ve ekonomik özgürlükleri kısıtlanan genç kızlar, bu yeni yasal çerçeveyle birlikte şiddet döngüsüne mahkûm ediliyor. Uluslararası kuruluşlar, bu sistematik ayrımcılığın Afgan toplumu üzerinde kalıcı ve yıkıcı etkiler bırakacağı konusunda Taliban rejimini uyarmaya devam ediyor.