Bazı insanlar telefonlarının sesini neredeyse hiç açmaz.
Arama sesi kapalıdır, bildirim yoktur, titreşim bile bazen devre dışıdır.
Onlara ulaşmak zor görünür ama çoğu zaman mesajları görürler.
Sadece anında tepki vermezler.
Bu davranış genellikle “soğukluk” ya da “mesafe koyma” olarak yorumlanır.
Oysa psikologlara göre durum çoğu zaman tam tersidir.
Kontrol Edilen İletişim İhtiyacı
Sürekli açık telefon, sürekli açık dikkat demektir.
Bazı kişiler zihinsel akışlarının bölünmesini istemez.
Bildirim sesi, beyin için küçük bir alarmdır.
Her ses odak değiştirir ve zihinsel enerji tüketir.
Telefonu sessize almak bir kaçış değil, dikkati koruma yöntemi olabilir.
Anında Tepki Vermek Zorunda Hissetmemek
Bildirim sesi insan beyninde aciliyet duygusu oluşturur.
Bu durum özellikle yoğun düşünen kişilerde stres yaratır.
Sessiz mod:
cevap zamanını kişinin seçmesine
düşünerek konuşmasına
iletişimi yönetmesine izin verir
Yani iletişimi kesmek değil, hızını belirlemek anlamına gelir.
Yanlış Anlaşılan Davranış
Hızlı cevap alışkanlığı modern iletişim normu haline geldi.
Bu yüzden gecikme mesafe gibi algılanır.
Oysa bazı kişiler için iletişim, anlık değil anlamlı olmalıdır.
Onlar için zamanlama, ilginin değil zihinsel hazırlığın göstergesidir.
Daha Az Bildirim, Daha Az Zihinsel Yük
Araştırmalar sürekli uyarana maruz kalan kişilerin daha çabuk yorulduğunu gösteriyor.
Sessiz mod bu yükü azaltır.
Kişi gününü bölmeden sürdürebilir ve iletişime hazır olduğunda döner.
İlişkilerde Nasıl Okunmalı?
Telefonu sessizde tutmak çoğu zaman kişisel değildir.
İnsanların iletişim temposu farklıdır.
Bazıları anlık yaşar,
bazıları seçerek cevap verir.
Sessizlik Mesafe Değil
Sessiz telefon her zaman ilgisizlik anlamına gelmez.
Bazen sadece zihnin alan ihtiyacıdır.
Modern dünyada ulaşılabilir olmak değerli görülür.
Ama bazı insanlar için asıl değerli olan, hazır olduklarında ulaşılabilir olmaktır.