Tunus İstinaf Mahkemesi, Bace kentindeki yerel teşkilat yöneticileri hakkında yürütülen davada 10 yıla varan hapis cezalarına hükmederek siyasi gerilimi tırmandırdı.
Tunus yargı sisteminde uzun süredir devam eden ve kamuoyuna Bace Dosyası olarak yansıyan hukuki süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Terör davalarına bakan özel ceza dairesi, Nahda Hareketi bünyesindeki bazı isimlerin devlete karşı komplo kurma ve kamu görevlisine iftira atma suçlamalarıyla hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Mahkeme heyeti, ceza sürelerini 2 ile 10 yıl arasında belirlerken, bazı hükümlüler için hapis sonrası idari gözetim tedbirlerinin uygulanmasına hükmetti.
Savunma tarafı ve parti kanadından gelen tepkiler ise kararın hukukiliğini sorguluyor. Nahda Hareketi, soruşturmanın isimsiz bir ihbar üzerine kurgulandığını ve yargılama boyunca suçlamaları teyit edecek somut delillerin dosyaya sunulmadığını öne sürdü. Parti temsilcileri, sürecin temelinde adalet arayışından ziyade muhalefeti tasfiye etme amacı yattığını iddia etti.
Yargı sürecinde siyasi kutuplaşma
Mart 2023 tarihinde Bace Bölge Sekreteri Muhammed Salih Bualaki ve beraberindeki isimlerin gözaltına alınmasıyla başlayan süreç, Tunus’un siyasi iklimindeki derin ayrışmayı gözler önüne seriyor. Kasım 2025’te verilen ilk derece mahkemesi kararlarının ardından gelen bu son hüküm, ülkede muhalif siyasetçiler, sivil toplum aktivistleri ve eski yöneticiler hakkında açılan çok sayıdaki davanın bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Hükümet kanadı ise eleştirileri reddederek yargı sürecinin anayasal sınırlar içerisinde ve bağımsız bir biçimde işlediğini savunuyor. Yetkililer, yürütülen soruşturmaların siyasi tercihlerden bağımsız olarak, mevcut yasaların ihlali gerekçesiyle başlatıldığını vurguluyor.
Gelişmelerin ardından Tunus hükümetinden veya yargı birimlerinden henüz yeni bir resmi bildirim yapılmadı. Hukuk çevreleri, kararın ülkede yargı bağımsızlığına yönelik tartışmaları daha da derinleştirebileceği görüşünde birleşiyor.