Yıllarca aynı kıyafetleri giymesiyle "mütevazı lider" imajı çizen Angela Merkel, görev sonrası ortaya çıkan bakım giderleriyle kamuoyunda büyük bir şok etkisi yarattı.
Almanya siyasetinde uzun yıllar boyunca "tutumlu lider" profiliyle tanınan eski Başbakan Angela Merkel, son dönemde kamuoyuna yansıyan harcama verileriyle gündemin merkezine oturdu. Görevden ayrılmasının üzerinden geçen sürede saç ve makyaj hizmetleri için devlet kasasından ödenen tutarın 100 bin euro barajını aşması, ülkede vergi mükelleflerinin tepkisini çekti.
Harcamaların perde arkası
AfD’li bir milletvekilinin soru önergesiyle gün yüzüne çıkan veriler, Merkel’in sadece Haziran 2024’ten bu yana kişisel bakım hizmetleri için 64 bin eurodan fazla harcama yaptığını ortaya koydu. 2025 yılına gelindiğinde ise bu giderlerin aylık 3 bin euro seviyesine ulaştığı görüldü. Söz konusu rakamlar, sadece makyaj ve saç tasarımını kapsarken; stilistin seyahat ve konaklama masraflarının da kamu bütçesinden karşılandığı anlaşıldı.
Hükümetten savunma: Görevle bağlantılı
Eleştirilerin odağındaki Federal Başbakanlık, harcamaları "görevle bağlantılı" olarak tanımlayarak savundu. Hükümet yetkilileri, eski başbakanların emekli olsalar dahi uluslararası arenada Almanya’yı temsil etmeye devam ettiklerini ve bu nedenle profesyonel bir görünümün "zorunlu" olduğunu öne sürdü. Ancak bu açıklama, mevcut Başbakan Olaf Scholz’un aynı dönemde benzer bir bakım giderinin bulunmamasıyla daha da tartışmalı hale geldi.
Tutumlu imajdan harcama krizine
Merkel, başbakanlık koltuğunda oturduğu yıllarda aynı ceketi yıllarca giymesi ve mütevazı yaşam tarzıyla dünya genelinde takdir toplamıştı. Hatta bir dönem, katıldığı festivallerde aynı kıyafeti tercih etmesi nedeniyle "tutumlu lider" olarak anılıyordu. Bugün ortaya çıkan 100 bin euroyu aşkın toplam fatura, vatandaşların zihnindeki bu imajı ciddi şekilde zedeledi.
Vergi mükellefleri hesap soruyor
Almanya Vergi Mükellefleri Derneği Başkanı Reiner Holznagel, kamu kaynaklarının bu şekilde kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, kişisel bakım masraflarının bireysel bütçeden karşılanması gerektiğini vurguladı. Daha önce "ticari haklar" gerekçesiyle detayları gizlenen harcamaların şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirmesi, hükümet üzerindeki baskıyı artırıyor. Ofis ve güvenlik gibi kalemlerin dahil olmadığı bu devasa fatura, Alman kamuoyunda "hizmet bedeli mi, yoksa lüks mü?" sorusunu gündemde tutmaya devam edecek gibi görünüyor.