Kraliçe Rania ve gelini Prenses Rajwa, geleneksel aile gerilimlerini bir kenara bırakarak, halkın takdirini kazanan uyumlu ve şık bir portre çizmeye devam ediyor.
Ürdün’ün 80. Bağımsızlık Yıl Dönümü kutlamaları, kraliyet ailesinin zarafet yarışına sahne oldu. Ancak tüm gözler, Kraliçe Rania’nın "üçüncü kızım" olarak tanımladığı gelini Prenses Rajwa’nın üzerindeydi. Hüseyin ile evliliğinden bu yana kraliyet ailesinin sevilen bir üyesi haline gelen Rajwa, etkinlikte tercih ettiği stil ve taşıdığı sembolik aksesuarlarla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
Kültürel Mirasa Zarif Bir Selam
Prenses Rajwa, Ürdünlü tasarımcı Reema Dahbour imzalı turkuvaz rengi elbisesini, oldukça dikkat çekici bir detayla tamamladı. Genç prensesin her iki bileğine taktığı altın bilezikler, sadece birer mücevher değil, aynı zamanda Ürdün’ün toplumsal hafızasına yapılan bir göndermeydi. Bileziklerin üzerinde, ünlü sanatçı Fairuz’un seslendirdiği ve ülkenin milli marşları kadar sevilen "Ürdün, Adanmışlıklar Ülkesi" şiirinden alınan "Kılıçlar titredi ama seninki asla yenilmedi" dizeleri işlenmişti. Bu tercih, Suudi Arabistanlı gelinin, benimseyip gönülden bağlandığı yeni vatanına olan aidiyetini gözler önüne serdi.
Kraliçe Rania ile İki Dost Gibi
Törende, toz mavisi işlemeli kıyafetiyle her zamanki gibi kusursuz görünen Kraliçe Rania ile gelini arasındaki yakınlık, objektiflere "abla-kardeş" gibi yansıdı. 55 yaşındaki Kraliçe Rania, sadece bir kaynana değil, aynı zamanda gelini için bir rol model olduğunu bir kez daha kanıtladı. Kutlamalara katılan Prens Hüseyin, Prens Hashem ve Prenses Salma ile birlikte tam bir aile tablosu çizen kraliyet üyeleri, etkinlik boyunca sergiledikleri samimi tavırlarla katılımcılardan tam not aldı.
Torunlarla Büyüyen Mutluluk
Sarayın mutluluğu sadece kutlamalarla sınırlı kalmıyor. Kraliçe Rania, tören öncesinde paylaştığı aile karelerinde torunları İman ve Amina ile olan yakınlığını paylaşarak, ailenin genişlediğini ve bu durumun kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu bir kez daha vurguladı. Rajwa’nın hem bir anne olarak sergilediği duruşu hem de kraliyetin sorumluluklarını sahiplenme biçimi, onun Ürdün halkı nezdindeki popülaritesini her geçen gün artırıyor.