Modern çağın yaşam koşulları ve pandemi sürecinin bıraktığı izler, dünya nüfusunun önemli bir kısmını ruhsal hastalıklarla karşı karşıya bıraktı. Yeni yayımlanan kapsamlı bir araştırmaya göre, 2023 itibarıyla 1,2 milyar insan çeşitli psikolojik sorunlarla mücadele ediyor.
Dünya genelinde 204 ülkeyi kapsayan devasa verinin analiz edildiği çalışma, zihinsel sağlık sorunlarının 1990 yılına kıyasla iki katına çıktığını ortaya koydu. Bilim insanları, bu artışın sadece pandemiyle sınırlı olmadığını; yoksulluk, sosyal izolasyon, şiddet ve güvensizlik gibi yapısal sorunların da tabloyu ağırlaştırdığını belirtiyor.
Anksiyete ve depresyonun zirvesi
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, anksiyete bozukluklarında yaşanan devasa sıçrama oldu. 1990 yılından bu yana anksiyete vakalarında yüzde 158'lik bir artış kaydedilirken, pandemi sonrası dönemde bu artış hızı yüzde 47'ye ulaştı. Benzer şekilde depresyon vakaları da 2019'dan bu yana yüzde 24 oranında yükselerek, dünya çapında 236 milyon kişiyi etkisi altına aldı. Uzmanlar, 2023 yılının ruhsal hastalıkların teşhisinde bir "zirve noktası" olarak kabul edilebileceğini vurguluyor.
Gençler ve kadınlar risk grubunda
Veriler, ruhsal hastalıkların toplum içindeki dağılımında bazı grupların daha savunmasız olduğunu kanıtlıyor. Özellikle 40 yaş altındaki bireylerde ve ergenlik dönemindeki gençlerde teşhis oranlarının en üst seviyede olduğu görülüyor. Cinsiyet bazlı analizlerde ise kadınların ruhsal rahatsızlıklara daha yatkın olduğu saptanırken, otizm ve DEHB gibi bazı nörogelişimsel durumların erkeklerde daha baskın olduğu tespit edildi.
Tanı oranlarındaki farkların nedeni
Ruhsal hastalık yükünün en yüksek çıktığı bölgeler Avrupa ve Okyanusya ülkeleri olurken, gelişmekte olan ülkelerdeki düşük rakamların "sağlıklı bir toplumdan" ziyade "veri toplama eksikliği"nden kaynaklanabileceği düşünülüyor. Bazı uzmanlar, bu verilerin yorumlanırken sağlık sistemlerine erişim ve tanı yöntemlerindeki farklılıkların göz önünde bulundurulması gerektiği uyarısında bulunuyor. Araştırma, küresel zihinsel sağlık krizinin artık görmezden gelinemeyecek bir boyuta ulaştığını bir kez daha tescil ediyor.