Haber Yazar Genel Ziraat Türkiye Kupası’nda taraftar yine ikinci plana atıldı: Finalin günü değişti, tribünlerin hevesi kursağında kaldı

Ziraat Türkiye Kupası’nda taraftar yine ikinci plana atıldı: Finalin günü değişti, tribünlerin hevesi kursağında kaldı

Ziraat Türkiye Kupası finali, futbolseverler için sezonun en heyecan verici, en çok beklenen anlarından biridir. Ancak bu büyük organizasyon, yine plansızlığın ve taraftarın ihtiyaçlarını göz ardı eden bir kararın kurbanı oldu.

Okunma Süresi: 2 dk

Futbolun bayram havasında geçmesi beklenen Ziraat Türkiye Kupası finali, yine taraftarı yok sayan bir takvim değişikliğiyle gündemde.

Ziraat Türkiye Kupası finali, futbolseverler için sezonun en heyecan verici, en çok beklenen anlarından biridir. Ancak bu büyük organizasyon, yine plansızlığın ve taraftarın ihtiyaçlarını göz ardı eden bir kararın kurbanı oldu. Başlangıçta 24 Mayıs Pazar günü olarak duyurulan final tarihi, yapılan revize ile 22 Mayıs Cuma akşamına çekildi. Saat 20.45’te başlayacak olan bu maç, futbolun sadece saha içindeki 90 dakikadan ibaret olduğunu sanan bir zihniyetin ürünü olarak karşımıza çıkıyor.

Taraftarın lojistik çilesi görmezden geliniyor

Futbol, taraftarıyla var olan bir oyun. Ancak final gibi büyük organizasyonlarda, şehir dışından gelecek binlerce insan için ulaşım ve zamanlama hayati önem taşıyor. İnsanlar işlerinden izin alarak, okul düzenlerini bozarak veya kısıtlı bütçeleriyle kilometrelerce yol kat ederek takımlarının yanında olmaya çalışıyor. Cuma akşamına alınan bir final maçı, çalışan kesim ve öğrenciler için adeta bir engel teşkil ediyor. Bu karar, taraftara "ya işini bırak ya da maçı izleme" mesajı vermekten öteye geçmiyor.

Marka değeri tribünle yükselir

Sürekli olarak futbolun marka değerinden, organizasyon kalitesinden ve gelişmekten bahseden yetkililerin, en temel planlamayı bile taraftarın konforunu düşünmeden yapması büyük bir çelişki. Tribünlerin dolmaması veya atmosferin zayıf kalması durumunda "neden ilgi az?" diye hayıflananların, bu tablonun bizzat mimarı olduklarını görmeleri gerekiyor. Hafta sonu oynanabilecek bir finalin neden hafta içine çekildiği sorusu ise cevapsız kalmaya devam ediyor.

Futbol aklı sadece saha içinde değil, organizasyonun her aşamasında kendini göstermeli. Taraftarı oyunun merkezine koymayan, onları zorlayan ve sürece dahil etmeyen bir anlayışla futbolun gelişmesi mümkün değildir. Finalin tarihini bile doğru belirleyemeyen bir sistemin, büyük hedeflerden bahsetmesi ise sadece bir temenniden ibaret kalıyor. Eğer gerçekten futbolun gelişmesi isteniyorsa, önceliklerin masa başı hesaplarından ziyade, o tribünleri dolduracak olan taraftarın gerçeklerine göre belirlenmesi şart.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *